19 Mart 2009 Perşembe

Suçlu Meğer Benmişim





Bak şimdi, meğer memleketteki işsizliğin nedeni benmişim haberim yok. Sabah sabah iyi oldu bunu öğrendiğim. Bir silkeleneyim de kendime geleyim. Hani geldim Bursa'lara, bir de utanmadan iş arıyorum ya kadın başıma, işsizlik oranının suni bir şekilde artmasına neden olmak suretiyle utanmadan ortalığı karıştırıyormuşum. Acilen yüce hükümetimden özür dileyip, evimin kadını olmalı, bol bol bebeleyip vatana faydalı mücahitler yetiştirmeliyim. İyi oldu bak bugün güne erken uyandığım. Zararın neresinden dönülse kârdır.





Devletin TÜRKİYE İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) yaptığı Hanehalkı İşgücü Anketi’nin, "Kasım-Aralık-Ocak 2008" dönemi verilerine göre işsizlik oranı artışı yüzde 13.6, Türkiye genelindeki işsiz sayısı ise 3 milyon 274 bin kişi. Üçyüz milyonluk ABD ile 72 milyonluk Türkiye arasındaki bu dahiyane karşılaştırmayı yapan kişi ise Devletin Bakanı. Pardon pardon onların işsizleri işlerini kaybettikleri için işsiz. Bizde ise aahhh şu kadınlar olmasaydı işsizlik oranı diye bir şey oluyor muydu bak memleketimde.

Sabah ninnimi dinledim, uyumaya gidiyorum ben.


Yazının tamamına http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/11240874.asp?gid=229 linkinden erişebilirsiniz.

Fotoğraf: Girl by Ursula I Abresch

10 yorum:

Evren dedi ki...

Sen kadın başına bir de utanmadan yorum yapıyorsun ya...Evinin kadını ol canım sen. Elin Amerikalısının işi vardı işsiz kaldı. Sen nasıl işsiz kaldıydın sahi...Senin işin yoktu di mi?

Adsız dedi ki...

Selam sayın zıp zıp Kanguru;

Zannımca küresel ısınmanın da müsebbibi olarak sizleri görücez peh bi yakında gazete manşetlerinde... Ah siz yok musunuz siz, zaten herbişicikler adem baba'ya yedirdiğiniz elma ile başladı, o günden beri iki yakamız bir araya gelmiyor...

Benden selam söyleyin Bursa kesesine heeey heeeey

beenmaya dedi ki...

geçen günde başbakanımız yaptığı gezilerden birinde rakamsal olarak bizdeki işsizlikle amerikadaki işsizliği karşılaştırıyordu yaa bakın dünya devi amerikada bile nerdeyse bizim kadar işsizlik var diye...

Adsız dedi ki...

Ülke ekonomisini tehtit eden 3 etmen neymiş

1 Herdaim süne böcükü
2 Kımıl zararlısı
3 Hepsinden tehlikelisi zıp zıp kangurular

Koskoca bakan boş laf edecek hali yok ya, biliyoda sölüyo adamceğiz

-mka- dedi ki...

Bakanın yaptığı tespit, teorik olarak çok doğru, bence..

Bu tespiti feminizm ya da "müzmin muhalefet" anlayışı ile eleştirmek de teorik olarak, en az tespitin kendisi kadar doğru..

Ama, iki yanlışın bir doğru etmediği teoride; iki teorik doğrunun da bir yanlışı beslemesi anlamlı..

O yanlış; peynir gemisinin lafla yürümeyeceğinin hâla anlaşılamaması..

-mka-

Şaşkın Kova dedi ki...

Ne feministim, ne müzmin muhalif ne de fanatik. Yapan kim olursa olsun doğruya doğru, yanlışa yanlış diyecek kadar adil durduğuma inanıyorum hayatta. Bu konuda görüş ve fikirlerimi "inanç sistemim" değil iyi kötü almış olduğum eğitimden gelen bilimsel yaklaşım belirlemekte. İnanırım ki salt "inanç sistemine" bağlı düşünme yapısı beraberinde fanatizmi getirir. Yazımdaki "kadına vurgu" feministçe bir yaklaşım değil ironiydi. Bakan bahsi geçen konuda sadece kadın işgücünden bahsetmiyor. 300 milyonluk bir ülke ekonomisini Türkiye ile karşılaştırıp laf cambazlığı yapıyor. Bu hükümet bol bol büyüklere masallar anlatıyor ve malesef bizler salt "inanç sistemlerimiz" doğrultusunda algılayıp olanları geleceğimizi ipotek altına sokuyoruz.

-mka- dedi ki...

Benim derdim de adalet duygusu idi zaten; Mehmet ŞİMŞEK'in söylediği sözlerden "Türkiye'deki işsizliğin sebebi kadınlar" manâsını çıkaran tek gazetenin başyazarı da, gazetesinin sürmanşete çıkardığı bu ifadenin doğru olmadığını dolaylı da olsa bugün ifade etti zaten..

Yazıya başlık olan "suçlu meğer benmişim" ifadesi de, ŞİMŞEK'in yaptığı açıklamanın bilimsel analizi sonucu elde edilmiş bir çıkarımdan ziyade, ilgili gazetenin sürmanşetine atıfta bulunuyordu. İfade etmek istediğim de sadece buydu, zaten..

Adil bir duruş, -en azından- bu tür bir bilimsel değerlendirmeye "suçlu meğer benmişim" başlığının çok iğreti durduğunu ifade etmemin, fanatizmle irtibatlandırılmamasını gerektirir..

-mka-

Şaşkın Kova dedi ki...

Bu konuda anlaşabileceğimizi sanmıyorum. En azından istersen anlaşamayacağımızda anlaşalım ne dersin?

-mka- dedi ki...

Anlaşılmak daha önemli benim için..

Anlaşılmak, anlaşmada bir taraf olmaktan daha farklıdır bana göre..

-mka-

Şaşkın Kova dedi ki...

Haklısın anlaşılmak önemlidir. "Anlaşmak" için ise anlaşılmak yetmez, anlamaya çalışmak da gerekir.

Bir önceki yorumunda eleştirini fanatizmle irtibatlandırdığımı belirtmişsin mesela. "İnanırım ki salt "inanç sistemine" bağlı düşünme yapısı beraberinde fanatizmi getirir." cümlesinde kendimi ve hayata bakışımı tanımlamaktayım. Cümle ne sana ne de başkasına sen fanatik düşünmektesin gibi bir atıf da içermemektedir. Ayrıca başlıkta ironi olduğuna, tespitlerin geneline itirazım olduğuna bir önceki yazımda değinmem de cabası. Bu durumda ben de anlaşılmamış olmuyor muyum?

Son olarak "anlaşamamakta anlaşmak"tan da çekinme. Çünkü bana göre erdemli bir davranıştır. Herkes aynı şeyleri düşünmek zorunda değildir ancak farklı düşüncelere rağmen birbirlerine bu şekilde saygı duymaya devam edebilirler.

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...