Sayfalar

#küçükkankam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
#küçükkankam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Ocak 2010 Perşembe

Daha Güzel Bir Gün

Bir dilek tuttuk küçük ördekle dün gece... Sabah oldu gerçekleşti... Sürpriz ki ne sürpriz. Küçük kankam elinde pastası çıktı geldi teyzemiz ve ananemizle birlikte. Meğer herkes bilirmiş de bir ben bilmezmişim bu sürpriz ziyareti. Hoş bilsem ne adı sürpriz olurdu ne de ardında kalan tadı bu kadar güzel. 

Biz öyle çok mutlu olduk ki şımardık bundan sonra hep bekliyoruz böyle küçük kaçamaklar. Tek bir kişi eksikti yoklamada. Seni de en kısa zamanda bekliyoruz dayıııııı. Yatağa cuppadanak atlamadan önce diyeceğim o ki "bir gün bu kadar mı güzel olabilirdi canım?"

27 Ocak 2010 Çarşamba

Küçük Kankama Özel

Sevgili küçük kankam, Kar kış girince aramıza onbir yıldır ilk defa bir doğum gününde yanında olamadım. Sevgili kuzenin küçük ördekle uğraşmaktan da bu saat oldu ancak yazabiliyorum. Bu defa yanında olamasam da bil ki kalbim her zaman senin yanında. Yeni yaşın tekrar kutlu olsun. Bizim küçük ördekle bu doğum gününden senin adına dileğimiz mümkün olan en kısa zamanda görüşebilmemiz. Seni çok seviyorum ve çok öpüyorum. 

İmza: gugıl teyzen:)) Not: Baran kıskanmasın onu da öpüyorum :))

26 Ağustos 2009 Çarşamba

İşte Geldim Burdayım

Halbuki ta cennetten bağlantı kurup haftaya burdayız diye atıp tuttuk ama şartlar yazmaya elverişli olmayınca sözümüz yalan oldu. 

"Cennetten indim şehire, sıcak değdi tenime, terliyorum şapır şupur, nerde gircez şimdi biz denize" nağmeleri eşliğinde normal hayata uyum süreci, küçük hanımın yatak odasının montajı, pis boğazımın konuyla hiç ama hiç alakası yok, "yedi aylık göbeğinle hala fıldır fıldır geziyorsun, bi otur artık oturduğun yerdecilerin" nazarına gelip bir gece ansızın bastıran kusma ve ishal nöbetiyle hastanelik olma ve adına serum denen ilginç şeyle ilk tanışma, ve en nihayet hafta sonu İstanbul'dan gelen ağır misafirlerimiz derken bir hafta su gibi geçip gidiverdi. 

Hastanelik olma ve akabinde patates ve pirinç lapasına talim kısmı can sıkıcıydı belki ama küçük kardeş ve küçük kankamın ziyarete gelişi hepsini unutturuverdi. İkisini de öyle çok özlemişim ki küçük kankamın yaz okulu olmasa bu kadar çabuk dönmelerine kesinlikle gönlüm razı olmazdı.

Benim artık uzunca bir süre İstanbul'a gitmem zor olacağından onların arayı fazla açmadan bir sonraki gelişlerini dört gözle bekliyorum. Daha yazmayı gönül ister ama yemeğin içine domates niyetine rendelediğim işaret parmağım sağ olsun yazmayı güçleştiriyor ve maalesef bizim kız da sandalyede uzun süre oturmayı pek sevmiyor.

Anlatılacak hikayeler çok aslında. Şimdilik bu kadar ama artık buralardayım ya yavaş yavaş onları da yazarız.

3 Haziran 2009 Çarşamba

Tebdili Mekanda Ferahlık Var mıdır Ya da Bir İnsan Bir Ahir Ömre Kaç Taşınma Sığdırabilir?

Bir ailede herkesin farklı ilgi ve uzmanlık alanları vardır. Bizim ailede de farklı ilgi ve uzmanlık alanları olmakla birlikte bir de ortak uzmanlık alanı vardır ki o da taşınmak. Bir kolu Kafkaslar’dan diğer bir kolu Rumeli’den gelen sülalemizin reenkarne olmuş göçebe ruhları bizim ailede vücut bulmuş olsa gerek ki bir evde fazlaca oturunca bize rahat batar. Bize batmasa kozmoza batar, ille ki taşınmamız için bir neden bulur, koyar önümüze. Dolayısıyla eşya toplama, kırılma çizilme vb. hasarlara mahal vermeyecek şekilde paket yapma, taşıma, yerleştirme gibi konular bizim için dünyanın en sıradan işlerinden biridir. Atalarımız nur içinde yatalarımız tebdili mekanda ferahlık vardır buyurmuşlardır buyurmaya da öte yandan bir insan bir ahir ömre kaç taşınma sığdırabilir? Şu dünyaya gözümü açtım açalı sadece İzmir’de 7 taşınma yaşamışlığım bulunmakta. Bunu üniversite yıllarımda beş yıl boyunca konakladığım öğrenci yurdundaki taşınmalarım takip etti. Her sene ekim ayında İzmir’den Eskişehir’e göç başlar, kullanım sezonları geçen eşyalar şubat tatilinde İzmir’e geri taşınır, karşılığında bu defa yazlık ihtiyaçlarla tekrar yola çıkılır, en son haziran ayında okulun kapanmasıyla birlikte tüm eşyalar toplanır İzmir’e geri dönülürdü. Küçücük bir yurt dolabına eşya sığdırma derdi ve yurt kapandıktan sonra dolapların boş bırakılması zorunluluğu nedeniyle benim eşyalar da benimle birlikte beş yıl boyunca ha babam de babam iki şehir arasında seyahat edip durmuştu. Bedenimle orantısız büyüklük ve ağırlıkta eşyaları taşıma yeteneğim de sanıyorum bu yıllarda gelişti. Eskişehir’den sonraki durağım İstanbul’du. Bu şehirde yaşadığım yıl sayısı İzmir’den az olmakla birlikte oturduğum, dolayısıyla taşındığım, ev sayısı nerdeyse İzmir’le aynı oldu. 13 yıla 6 taşınma da bu şehire sığdırdım. Bunlar bizzat kendi oturduğum evlerdi. Asiste ettiğim Hayruş Sultan’ın İstanbul macerası kapsamındaki iki evinin ve akabinde İzmir’e geri dönüş taşınmaları ile ablamın iki evinin taşınmaları bu sayıya dahil edilmediler. Hiç bir eşyaya, hiç bir mekana karşı bağlılığımın olmayışı, uyumam için bir yastıkla bir döşeğin yetişi, yaşadığım her yere kolay uyum sağlayabilmem ise bu göçebe hayatının getirisi. Benim taşınma maceralarım Bursa’da şimdilik duraklama evresine girmiş görünürken geçen hafta ailenin İstanbul kanadında bir hareketlilik vardı. Ne de olsa aile geleneğimizin bir şekilde devam etmesi, göç yolculuğunun sürmesi gerekiyordu! Bir geleneksel taşınma macerasının daha bitiminde benim büyük hemşire, küçük kardeş ve küçük kankam artık yeni evlerindeler. Hemşireee, hayallerindeki büyük ve bahçeli eve kavuştuğun güne kadar bu son taşınmanız olsun, mutlu mesut oturun inşallah.

10 Mart 2009 Salı

Küçük Bir Kaçamak

İstanbul'dan gelen acil durum çağrısı üzerine topladım bavulumu, yedi tepeli şehre gidiyorum. Görevim çocuk bakıcılığı olup bana kim bakacağı konusu esrarını korumakta. Benim adam orada uslu olmamı, küçük kankamla bir olup çok kudurmamamı, küçük kardeşin sözünü dinlememizi ve yaramazlık yapıp ona laf getirmememizi sıkı sıkı tembihledi. Bir sonraki gidişim küçük kardeşin ziyaret sonrasında vereceği raporun sonucuna göre değerlendirilecekmiş. Hanım kız olup dinledim sözünü, uslu duracağıma söz verdim. Söz verirken gizlice ayağımı kaldırıp, orta parmağımla işaret parmağımı kilit yaptım görmedi.

Nerelerde diye merak eden olursa tükkanı kapamadık, az gittim dönücem.


23 Şubat 2009 Pazartesi

Çocuk Kalbi

"Nasılsın, iyi misinden başka bir şey konuşmuyorsun benimle, yok mu başka benimle konuşmak istediğin" diye sitem ettim, "piyangodan para çıkarsa tekrar İstanbul'a döner misin?" dedi. 

Dünya Oscar'ı alkışlarken ben kalbimin Oscar'ını Küçük Kankama verdim.


27 Ocak 2009 Salı

Benim Küçük Kankam

Her sene bir defa doğum günümüz oluyor ya işte bundan 10 sene önce ablam bana süpriz bir doğum günü partisi vermeye karar verdi. Yalnız bu partinin ilginç yanı mekanın hastane olmasıydı. Yok, yok başımıza kötü birşeyler gelip de kendimizi hastanede bulmadık. O akşam daha doğumuna 2,5 ay olan ablam ille de ben kova burcu olucam diye inat eden minik fasülyenin doğum sancıları nedeniyle kendini bir anda hastanede buluverdi. 

Hastanede geçen uzun bir gecenin ardından sadece sabaha kadar sabredebilen Ata'mız günün ilk ışıklarıyla birlikte dünyaya geldi. O seneki doğum günü hediyem mini minnacık bir yeğen olmuştu. 

Bu minik adam benden bir sonraki günü kendine doğum günü olarak seçmekle kalmayıp bir de ablama her gün dejavu yaşatacak şekilde benim bazı meşhur özelliklerimi de aldı. 

Bugün 27 Ocak 2009. Küçük kankamın tam 10'uncu doğum günü. Geçen sene aynı ayakkabıları paylaşabilirken bu sene ben onun küçülmüş ayakkabılarını giyiyorum. Bana sürpriz doğum günü partisi düzenleyip, kendi yaratıcılığını katarak mütevazi bir kekten muhteşem bir doğum günü pastası hazırlayabiliyor.


Sevgili küçük kankam, doğum günün kutlu olsun. Her yeni yaşın sana daha da çok güzellikler getirsin. Sen ailemiz için, benim için her zaman çok özelsin.


Seni çok seviyorum. 
Şuşu


Etiketler

#100.Yıl #29Ekim (1) #8mart (1) #accelerateaction (1) #ağacımadokunma (1) #AilemizinGurusu (1) #anılar (8) #ArtRecreation (1) #ayrıyazılır (1) #bavulculuk (2) #benimadam (2) #BigSis (1) #bing #ai (1) #Caillou (1) #canımbabam (1) #coronatürmort (1) #Covid19Günceleri (3) #Dark (2) #dikkateksikliğisendromu (4) #doğruyazınkardeeeşim (1) #doğumgünü (3) #dünyakadınlargünü (1) #GameofThrones (4) #GeorgeR.R.Martin (5) #GiveToGain (1) #göçebe (6) #göçmenkadınlar (1) #gurbetçilik (7) #hemşire (1) #hemşirelik (6) #Hıdırellez (2) #IWD2026 (1) #içindenalmanyageçenyazılar (5) #İçindenAlmanyageçenyazılar (3) #içindenciddiyetgeçenyazılar (20) #içindenfilmgeçenyazılar (2) #içindenhüzüngeçenyazılar (2) #içindenistanbulgeçenyazılar (5) #içindenizmirgeçenyazılar (8) #İçindenMatrixGeçenyazılar (14) #içindenmizahgeçenyazılar (70) #içindenmutlulukgeçenyazılar (8) #içindenromanyageçenyazılar (2) #içindenşarkısözügeçenyazılar (33) #içindenşiirgeçenyazılar (17) #ileridönüşüm (2) #kafamaneredenesersekuşağı (5) #karantinahalleri (3) #Kayu (1) #kedigünlükleri (4) #kendimenotlar (8) #kim-olduğunu-bilirsin-sen (5) #küçükbirader (2) #küçükergen (9) #küçükkankam (7) #küçükördek (20) #lakap (1) #lost (1) #Marduk (2) #mercekbulut (1) #mim (10) #mindfulness (1) #mutluluk (3) #mylittlefeltstuff (4) #özürdilerimsezenaksu (1) #RIP (11) #seçmesaçmalar (1) #sevgiligünlük (1) #sevgililergünü (2) #SeziKalkavan (1) #soneryalçınlütfenbanakızma (1) #sonhavabükücü (2) #sonsuztemizlikdöngüsü (5) #şaşkın (42) #ŞaşkınınADHDGünlüğü (7) #ŞaşkınınAÖFmaceraları (10) #ŞaşkınınBayramÇelıncı (4) #şaşkınınsevgililergünüdileği (3) #şaşkınjunior (1) #şaşkınmutfakta (6) #şaşkınya (1) #tatil (1) #telekom (1) #uykusuzluk (1) #ValideSultan (18) #vallahidebunlarhepmizah (1) #yapayzeka (2) ArtRecreation (1)