18 Nisan 2010 Pazar

Hemşireeee Mektubum Sana


Aylardan Ekimdi, günlerden hangisiydi bilmem. Yine en erken ben gelmiştim üniversitenin öğrenci yurdunun altı kişilik küçücük odasına. Ben evden getirdiğim elmalı keki büyük bir iştahla yerken, o telaşla giriverdi içeriye. Sonrasında hem keki hem de sıcak bir sohbeti paylaşırken anladık ki bizim odanın en yeni üyesiydi ve aynı fakülteye gidecektik. Yaş olarak büyük olan oydu ama hem okulda hem de yurtta kıdem olarak ben. Acelem vardı hayatta hep benim erken başlamıştım okul hayatına. Onun ise ille ki önce denemesi, yaşaması, sonra gönlünün seçeceğine yelken açması gerekiyordu; başka yerlerde dolanıp da öyle gelmişti.

Bir durup düşündüm de o günü, kaç yıl geçmiş, kaç yaşındaymışız o vakitler; farkettim ki tamı tamına onun yarı ömrü kadar zaman geçmiş üzerinden. Ömrünün yarısını aralıksız paylaşmışız ana baba ayrı kardeşimle bazen tatlı, bazen acı, bazen bol kahkahalı, bazen salya sümük ağlamalı... İnsanlar gelip geçmiş hayatımızdan, bir de şehirler ve hatta ülkeler; paydada biz vardık ya hiç kopamadık birbirimizden.
Canım kardeşim seferi olmak suretiyle raporluydum bir süredir blogdan ama bak sözümü unutmadım. Hem belki günü geçti ama en azından ayını kaçırmadım. Yeni yaşın kendin gibi güzel geçsin. Yüzünden gülümsemen, yüreğinden sevgilerin hiç eksilmesin. Bu yaşında artık aynı şehirde olup daha fazla yüz yüze görüşebilmeyi başarabilelim. Ya da birimiz tekrar şehir değiştirelim ki daha sık görüşebilelim! Hıdırelleze kadar senin için dileklerim bunlar. Devamı pek yakında, mayısta... Mektubuma burada son verir, gözlerinden öperim...

4 yorum:

Newbahar dedi ki...

Aylardan ekimdi...

Öyle ya. Üniversitelerin eğitim ve öğretime başlayıp, yurtların öğrencilerle dolduğu ay.

Ne güzel günlerdi...

Yurt kokusu!!!

16 yıl sonra, bir blog sayfasında okuduğum bir yazıyla, o günleri ne kadar çok özlediğimi düşündüm.
Ve bu sisli, berbat pazar gününde bana bu hiç iyi gelmedi.

Sevgiler

Şaşkın Kova dedi ki...

İstemeden de olsa üzmüşüm seni Newbahar :(( Okul yıllarını benim de çok özlediğim zamanlar oluyor ama ne gelir elden. Umarım hava en kısa zamanda açar ve baharın keyfini çıkarırsın bol bol :))

Evren dedi ki...

şaşkınım benim, ne çok şey sığdırdık gerçekten de şu senelerin içine. artık sayısı kadar shut atılamayacak kadar çok olmuş yıllarımız, biliyorum daha da çok olacak. 20. yılında büyük bir kutlamayı hak ediyor kardeşliğimiz, benim aklımda bir fikir var, bir de vakit bulursam, var ya, tadından yenmeyecek inan...

bi de hemşire ayıp değil mi gençlik fotomuzu koymuşsun bloga, hayır gören olacak ;) yaşlılığım iyice ortaya çıkacak :)

bildiğini biliyorum ama onlarca kez söylemekten asla vazgeçmeyeceğim, sen, bir insanın yüreğine düşebilecek en güzel dostsun.

Şaşkın Kova dedi ki...

Ayol ne çaktırıyosun, gençlik fotomuz diye deşifre ediyosun, hayret bişey ya güzelim. Bıraksana yeni sansınlar :))

Hakkatten de atamayız be o kadar shutı Evrenim. Hem bi de ördek var şimdi. Yarısını bile denemeye kalksak mor fillerle bu yaşında pardon ayında tanışır :)

Bir de fikri çok merak ettim ama vakit bulma kısmına takılmadan da edemedim.

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...