Kayıtlar

Ağustos, 2011 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

İsmiyle müsemma

Değişik bir adamdı. Üzerinden hiç çıkarmadığı bordo rengi, bir hayli eskimiş, yünlü bir kazak, dağınık saçlar ve kırmızı bir burun aklımda kalan. İletişim Fakültesi'nde ders veren ama paradoks bu ya mümkünse hiç konuşmayan, zorunluluk harici iletişim kurmayan bir adam. Lakin bir konuşmaya başlasın bambaşka bir insan olurdu bu defa. TRT radyosu ekolünden terbiyeli, derinlere işleyen güzel bir ses. Hani sadece telefonda konuşsan, sureti kendin hayal etsen aşık olunabilecek bir ses. Ses gerçek surete büründüğündeyse ayrıksı kişiliğiyle birleşir yine garip bir hal alırdı.

Mecnun derlerdi, aşk acısından bu hali derlerdi ama ağızlar torba değil ya büzesin ne kadar doğruydu bilmem. Başımızda kavak yellerinin estiği o yaşlarda bizim için en fazla "acayip", nedeni sorgu sual gerektirmeyen biriydi. 

Verdiği Radyo Programcılığı dersini bir yandan sever, bir yandan da kaçmaya çalışırdım mümkünse. Aynı zamanda hem hayranlık uyandıran hem de tedirgin eden bir yapısı vardı benim için.  F…

Cennet

Resim
Uyandım, gözümü açtım
Uyandın, gözünü açtın
Ellerin saçlarımdaydı her zamanki gibi
Dolamıştın parmaklarına sıkı sıkı
Gülümsedim, ki çekilmez olurum ben sabahları
Gülümsedin kocaman, tarifsiz bir mutlulukla
Cennetti o bakış, o an
Değişmem ben onu bir değil bin ömüre