23 Nisan 2014 Çarşamba

Mutluluk



Bir çocuğun mutlu olabilmesi için ne pahalı hediyelere ne de süper havalı oyuncaklara ihtiyacı vardır.

Sevildiğini bilmesi, birlikte oynanan bir kaç oyun, hatta posta kutusundan çıkan bir kartpostal yeterlidir bir çocuğu mutlu etmeye.

Resmim kötüdür, mutluluğun resmini çizemedim; fotoğrafını çekip kolajladım.


Tüm çocukların ve içindeki çocuğu her daim koruyup saklayanların bayramı kutlu, çocuklar hep ama hep mutlu olsun.


Bi de zıpçıktı not: Sahi siz en son ne zaman mektup yazdınız ya da bir kartpostal yazıp gönderdiniz sevdiğiniz birine? Ya da en son ne zaman aldınız el yazısıyla yazılmış bir mektup? SMS, e-posta filan değil hani bildiğin zarflı, pullu, el yazısıyla yazılmış olandan.


6 yorum:

Evren dedi ki...

çocuk yüreği işte... kendi gibi küçücük şeylerden mutlu olmayı, gülümsemeyi biliyor...
sonra yürek büyüyor, içinde saklı bir küçük yürek kalıyor ve her daim o yürek sevinecek, gülecek, mutlu olacak pırıltıyı buluyor kendine.
öperim ikinizi de. yüreğinizde bir yer hep çocuk kalsın dilerim.

Şaşkın dedi ki...

Biz de seni çok öpüyoruz Evreeen :))

ahukader dedi ki...

Ben hala mektup yaziyor hala kartpostal gönderiyorum. Isteyince oluyor. SMS'i hic sevmedim.

Şaşkın dedi ki...

Sevgili Ahu gerçekten de dediğin gibi isteyince oluyor. Lakin sen de Almanya'da yaşıyorsun ve bu kültür burada hala canlı. Oysa Türkiye'de hayatında hiç postaneye gitmemiş, pul ne demek, zarfın üzerine ne yazılır bilmeyen gençler, çocuklar var :( Türkiye'deki akrabalarımız kızıma göndermek için kartpostal bile bulamıyorlar. Satılmıyor, o yüzden getirmiyoruz artık cevabı almışlar; farklı farklı şehirlerden üstelik. Biz de bunun üzerine bir çözüm bulduk; renkli kağıtları kesip üzerine stickerlar yapıştırarak kendi kartlarını yapıp gönderiyorlar. Evet ya isteyince gerçekten oluyor :)

absalom dedi ki...

oy oy komşiiiii:))

bu ne güzeelik allah nazarlardan saklasın yiğenimi...
yiğen dimi?

:))

efenim bendeniz el yazısıyla yazdığım son iki mektuptan bahsedeyim.
daha bir kaç ay oldu ikisi de.

biri geri iade oldu alınmamış geri iade edilmiş.

diğerinin konusu açılınca bile karşı taraf çılgına döndü ne mektubu diye:))

ulen mektup bu yahu.
bildiğin tükmüklü pullu mektup.

gören de sanki şarbon gönderdim sanır.

halbüküsü ben de salaklık.
at bi mail kurtul demi:))

yok yok ben el yazısının güzelliğinden...
römantizminden...
samimiyetinden vazgeçmeyeceğim.

arkasını yalamadan da pulu yapıştırmam öle otomatik makinelerden hoşlanmam bunu da belirteyim...

neise...
oranın post kart alışkanlığını biliyorum.
ve bayılıyorum.

amma bu saatten sonra da sticcer felan bozar beni...
el mahkum el yazısıyla devam mektuplara.
alan alır.
kalan sağlar bizimdir.

Şaşkın dedi ki...

ooo komşu gelmiş, hoşgelmiş :))

Nerelerdesin sahi absalom? Bak şu tembel halimle ben bile kendimi aştım, yazıyorum sen yoksun...

Şu mektup konusu nicedir aklımda yazsam bu konuda bir iki satır diye ama dedim ya tembelim anca bu kadarı çıktı. Bir kutum var benim tee çocukluğumdan beri gelen mektuplarımı sakladığım. Sonra sonra gelmez oldu kimselerden, bir kaç doğum günü kartı belki eklenen son bir kaç yılda. Ama olsun onlar benim kıymetlim, ben nereye onlar oraya :)

Şimdi de yiğene aşılamaya çalışıyorum. Tabii bizim dörtlüğün kafa anca kartpostala çalışıyor daha. Hatta ille ki kapaklı, bi de pembe olacak ;)

Mesela bak hazır gelmişin sen yazsan da el yazılı, tükmüklü pullu, römantik mektupları anlatsan, biz de okusak olma mı?

Hem mektubunu almayana da, dudak bükene de esef ve kınama şeyettim. Pufff insanlar mektup yazsa gene, hayat bayram olsa falan filan...

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...