27 Ocak 2009 Salı

Benim Küçük Kankam

Her sene bir defa doğumgünümüz oluyor ya işte bundan 10 sene önce ablam bana süpriz bir doğumgünü partisi vermeye karar verdi. Yalnız bu partinin ilginç yanı mekanın hastane olmasıydı. Yok, yok başımıza kötü birşeyler gelip de kendimizi hastanede bulmadık. O akşam daha doğumuna 2,5 ay olan ablam ille de ben kova burcu olucam diye inat eden minik fasülyenin doğum sancıları nedeniyle kendini bir anda hastanede buluverdi. Hastanede geçen uzun bir gecenin ardından sadece sabaha kadar sabredebilen Ata'mız günün ilk ışıklarıyla birlikte dünyaya geldi. O seneki doğumgünü hediyem mini minnacık bir yeğen olmuştu. Bu minik adam benden bir sonraki günü kendine doğumgünü olarak seçmekle kalmayıp bir de ablama her gün dejavu yaşatacak şekilde benim bazı meşhur özelliklerimi de aldı.

Bugün 27 Ocak 2009. Küçük kankamın tam 10'uncu doğumgünü. Geçen sene aynı ayakkabıları paylaşabilirken bu sene ben onun küçülmüş ayakkabılarını giyiyorum. Bana süpriz doğumgünü partisi düzenleyip, kendi yaratıcılığını katarak mütevazi bir kekten muhteşem bir doğumgünü pastası hazırlayabiliyor.



Sevgili küçük kankam,

Doğumgünün kutlu olsun. Her yeni yaşın sana daha da çok güzellikler getirsin. Sen ailemiz için, benim için her zaman çok özelsin.

Seni çok seviyorum.

Şuşu

3 yorum:

Ablan dedi ki...

Ata yattıktan sonra okuyabildim yazdıklarını... Bayıldım, gözlerim doldu, 10 sene öncesine gittim... Sabah ilk iş ona da okutacağım. Onun da seveceğinden eminim. Yazarız sana birlikte.

Evren dedi ki...

Atacığımın yaratıcılığı ilk değil ki, kettle ile ısıttıp sunduğu portakal suyu vardır ki, hep beraber pes dedirtmiştir. Büyüdü de adam oldu. Atanın annesi biricik ablama da bu bağlamda teşekkürler, iyi ki doğurdun onu. Sizi seviyorun ablacık, atacık...

Şuşu dedi ki...

Bu sayfa hala Ata'nın yorumunu bekliyo ama :)

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...