Kayıtlar

2019 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Kısmet

Resim
Kısmetin nereden geleceği hiç belli olmuyor. E-postamın spam klasörüne arada bir bakmasam ayağıma gelen şansları tepik tepik tepeleyeceğim. 
Misal; Kievli, 28 yaşındaki Oksana benimle tanışmak, evlenmek ve benden çocuk yapmak istiyormuş. Neyse ki hem çok geç olmadan mesajını gördüm hem de o cevabımı sabırla beklemekteymiş.
Kendisine hemen hemcinsi, evli ve çocuklu olmamı dert etmezse bu isteğini yerine getirebileceğimi bildiren bir cevap yazdım. Lakin her genç kızın rüyası telli duvaklı, bol votkalı düğünümüz için biraz beklemesi gerektiğini de ekledim.



Zira tüm paramı, kısa bir süre önce, müteveffa Piskopos Daniel Johnson’ın acılı dul eşi Elisabeth Johnson’a gönderdim. Kendisi yakın bir zamanda gireceği kanser ameliyatını atlatır atlatmaz Londra’daki bir bankada bulunan 3.8 milyon $’ı üzerime yapacak. Kendisi ile yapmış olduğumuz anlaşma gereği bu parayı tabii ki Tanrı'nın yolunda, hayır işlerinde kullanacağım.  Bunlardan biri de hayallerinin peşinde koşan Ukraynalı genç bir kadını …

Farkındayım

Resim
Blogu yaz başı yeniden açıp ardından tatile kaçmam da ne bileyim, bir nevi tembel bilinç altımın çakallığı. Bu arada kimi blogun, kimi zihnimin taslaklarında biriken yazıları isteksiz yapılan temizlik misali halının altına altına süpürdüm durdum. 

Yaz uçtu gitti. Balkanlar'da sonbahar bitmeden yüzünü kışa döndü. Ha bugün dedim, ha yarın; olmadı ha bu akşam, yarın sabah...


Ne taslaklar yazdım
Ne taslaklar yazdım
O kadar yarım bıraktım ki
Sonunda yan gelip yattım
Ne diyeyim kendime
Bir yerlerden başlaman lazım

Bu kızı yeniden yazdırmalıyım
Klavye tuşlarına bastırmalıyım
Bloglarda yayınlamalıyım
Farkındayım farkındayım

Oturmalı yazmalıyım
Kelimelerde kendimi kaybetmeliyim
Bu kızı yeniden yazdırmalıyım
Farkındayım farkındayım *

Kocasından Nutella saklayan hain kadının trajikomik hikayesi ile başlayabilirdim. Ya da nicedir taslaklarda bekleyen "Matrix evrenindeki hayatım" konulu bilim kaygı türü eserimle. 

Bir varmış, bir yokmuş... Kısmet 45 yaşımın sonbaharında  "iyi insan olmayı" …

Unutulurmuuuuş

Resim
"Unutmak insanoğluna bahşedilmiş en özel hediyelerden biri. Beynin fazla yükünü damıtıp yoluna devam etmesi."

diye başlamışım yazmaya 2014 Kasım'ında. Öylece kalmış taslaklarda. Neden yazmışım, devamında ne gelecekmiş hiç bir fikrim yok. Cümlenin ruhuna uygun olarak beynim damıtmış, unutmuşum gitmiş.

Neredeyse iki yaşıma uzanan görsel, işitsel anıları olan ben unutmam sanırdım hiçbir şeyi. Bal gibi de  unuturmuşum. Büyüyünce Maria olmayı uman Şaşkın'a "hemşireee neydi o Alman'ın adı" şoku.

Dört dörtlük olana kadar yine sanki iyiydi de bu dört buçukluk mu bozdu acaba beni? Yoksa hain menopoz mu? Ya da o sinsi haşimoto?

Konuyu bir yere bağlayacaktım da nereye bağlayacaktım hemşireeee? Unuttum diye karalar mı bağlayacaktım? Karanlık tarafa mı geçecektim? Kara gözlüm efkarlanma... Yok o da değildi...

Hah! Netflix'imin çiçeği Dark'a bağlayacak idim. İkinci sezonu için 21 Haziran'a gün saydığım günlerden bir gündü. Hadi dedim birinci sezona şöyl…

Previously on Şaşkın

Resim
İyi de biz buraya ne yazıyorduk? Nasıl yazıyorduk? Kızım sen George R.R. Martin misin de yazar tıkanıklığı yaşıyorsun? Yaz işte, sal gitsin. Ah bir başlayabilsen, bak devamı gelecek... 
Aç parantez. Bak George R.R. Martin dedim aklıma geldi sinirlendim gene. 6 sene olmuş ben yazdığı son kitabı okuyalı, bu yazıyı yazalı. Dizisi bile bitmiş gitmiş ama o son iki kitap hala bitmemiş. Sal artık sen de Martin reyiz, sal gitsin. Nasıl izlediysek o uyduruk finalli diziyi ne yazarsan yaz, onu da okuruz. Kapa parantez. 
En taze gelin halimle gelmiştim ben buraya. Sevgili hemşireme "kızım sen olmasan hayatta gelmem bu şehre" dediğim Bursa'ya kaderin bir cilvesi olarak yeni taşınmıştım. 
Müzmin bekardan acemi evliye, çok yoğun bir iş hayatından "şimdi sen yeni evlenmişsin, yaşın da var, hemen çocuk yaparsın, istemezük" cevaplı seri iş başvurularına yatay geçiş yapmıştım. 
Madem iş güç yoktu bari yazayımdı. Anlatacak bir şeyler ille ki bulunurdu. 
Derken önce ördek anası, …

Kedidir, kedi

Resim
Burada bir blogum vardı. Açıp açıp kapattığım. Ve hayatıma değen komşular. Hiç görmesem de yakın hissettiğim. Bir de kafamda hiç durmadan konuşup duran düşüncelerim. Zihnimde yazıp yazıp, tembellikten bloga az biraz aktardıklarım.

Almanya'nın kasvetli havasına memleketin hüzünlü haberlerinin ardı ardına karıştığı günlerden bir gün, durdum.

Ha bugün, ha yarın derken beş yıl geçmiş aradan ayrı ayrı.... Devamı acaba gelir mi, buluşalım gayrı...

Yoksa kedidir, kedi midir?  Bil bakalım Şaşkın Göçmen şimdi de nerededir?

E o zaman, hadi başlayalım... Yeni, yine, yeniden...